Sanat denilen sonsuz güzellikler denizinin bir bölümüne bizimle dalmak ister misiniz? Eski bir köşkün aynalı salonu, köşede oymalı sandık üstü altın sim örtülü; içinde el yazması kitaplar, hatlar, meşkler, duvarda asılı padişah tuğralı fermanlar, altınla bezenmiş ve mücevher gibi işlenmiş levhalar, seyretmeye doyulamayan neşeli, renkli minyatürler...

Ben bu eşsiz, sonsuz ve güzel sanatı kendi kalıp ve kurallarına içimdeki sabır, sevgi ve güzellikleri de katıp işliyorum. Amacım, bu sonsuzluk denizine benden önce isimlerini altın harflerle yazdıran sayın Sühely Ünver, Rikkat Kunt, Cahide Keskiner, Semih İrteş, Mamure Öz, Sabiha Koç ve diğerleri gibi iz bırakmak ve gelecekteki çocuklarımıza bu eşsiz mirasımızı devretmektir.

Bana bu sanatı öğretip, yol gösteren bütün hocalarıma sonsuz teşekkürler ediyorum. İnşallah ben de onların açtığı bu yoldan geleceğe ulaşırım. Ve en önce Rabbime bana bu yeteneği verdiği için şükrederim.

Aynur Göksu



Tezhip : Altın(zehep) kelimesinden gelmekte olup, altınla süslemek, bezemek demektir. El yazması eserlerde, cilt kapağı, dua ve ayet çevresinde kullanılır. Altın elle ezilip toz haline getirildikten sonra çizilen desen önce altınla süslenir, daha sonra renklerle devam edilir.

Çiçekler, motifler uygun renklerle bezenir.Ardından kontür denilen sınır çizgileri(siyah) çekilir.Sonra zemin rengi sürülür.

Konunun Devamı...

Minyatür : Minyatür, minyon kelimesinden gelir. Türkler’de minye ya da nakış resim denir.Yaşanmış olayları anlatan belge niteliği taşır.Çoğunlukla el yazması kitaplarda, yeri, konuyu veya olayı anlatan küçük boyutlarla yapılmış stilize edilmiş resimlere denir. Bir nevi fotoğraf gibidir.Eski dönemlerde yaşanan olaylar, görülen gezilen yerler bu şekilde bizlere kadar ulaştırılmıştır.

Konunun Devamı...